EDİRNE İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hüseyin ÖZCAN´ın 18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlama Mesajı

İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hüseyin ÖZCAN´ın 18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlama Mesajı

Milletimizin tarihi, her sayfası altın harflerle yazılmış destanlarla doludur. Bu destanların yazarı, Niğbolu´da, Varna´da, Kosova´da Çaldıran´da, Mohaç´ta, Çanakkale´de, Gaziantep´de, Kahramanmaraş´ta, Şanlıurfa´da, İnönü´de, Sakarya´da Afyon´da, "bir gül bahçesine girercesine kara toprağa girmiş" kahraman şehitlerimiz ile gazilerimizdir.

Tarihimizin şeref sayfalarından biri de bundan 101 sene önce 18 Martta Çanakkale´de yazılmıştır. Çanakkale´de; teknik üstünlük yurt ve ulus sevdası karşısında bütün anlamını yitirmiş, zafer mertlikle kucaklaşmış, ölüm şehit olmakla yüceltilmiştir. Türk milletinin ATATÜRK´e kavuştuğu muhteşem bir zaferin adı olan Çanakkale, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti´nin "önsözü" dür.

Çanakkale, düşmanın zannettiği gibi öylesine bir savaş ve sıradan bir ölüm yeri değildir. Çanakkale, Türk´ün bitti sanılan askeri gücünün tükenmediğini, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, iyi yönetildiği takdirde, tüm zorlukların üstesinden gelebilecek güç ve inanca sahip bulunduğunu dünyaya kanıtlamıştır.

Vatan topraklarını korumak ve savunmak için en güç şartlar altında canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen şehitlerimiz, devletimizin varlığının, birlik ve beraberliğinin güvencesi olarak sonsuza kadar milletimizin gönlünde yaşamaya devam edecektir.

18 Mart, hesapsız bir hülyanın denize gömüldüğü tarihtir. Dünyanın en ileri teknolojisiyle saldıran İngilizler, böylesine bir direnişi ve hezimeti hiç hesaba katmamışlardı. Onlar hiçbir zorlukla karşılaşmadan İstanbul´a ulaşacaklarını ve Müttefikleri Rusya´ya gerekli olan yardımı ulaştıracaklarını umuyordu. Fakat Çanakkale´de karşılaştıkları olağanüstü direniş karşısında İngilizler şaşkına dönmüştü. Donanmadaki bütün gemiler yara almış, üç zırhlı Boğaz´a gömülmüştü. İngiliz Amirali´nin beş çayını Marmara´da içme hevesi kursağında kalmıştı.

18 Martta Boğaz´ı geçemeyen İngilizlerin 25 Nisan´da başlattığı kara harekatının ne kanlı çarpışmalara sahne olduğunu hepimiz biliyoruz. Seddülbahir´de, Arıburnu´nda, Anafartalarda nice can, bayrağımıza gölge düşürmedi, namusunu çiğnetmedi. Aylarca süren bu kara savaşlarında yüz binlerce şehit verdik. Tarihin en kanlı çarpışmaları bu yarımadada gerçekleşti. Bu savaşlar büyük bir Türk kahramanının askeri dehasına da tanık oldu. Mustafa Kemal´in önceden sezinlediği çıkarma karşısında göstermiş olduğu direniş karşısında İngilizler, çıkarma yaptıkları kıyılarda çakılıp kalmışlardı. Şarapnel parçasının kalbinin üstünde yarattığı kanamayla bir ay savaşan Mustafa Kemal, tıpkı askerleri gibi ölümün kıyılarında dolaştı.

Hamilton, nihayet gerçeği anlamıştı: " Çok cesur savaşan ve iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusunun karşısında bulunuyoruz!"

Çanakkale Savaşları sırasında yaralanan Mehmet Çavuş´un hastaneden komutanına göndermiş olduğu mektup, cephenin ruhunu ne güzel yansıtıyor:

"Muhterem Komutanım,

Sağ kolumu kaybettim, zararı yok. Sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni üzen şey yaramın kapanmamasından dolayı kıt’ama katılamamam ve düşmanla çarpışamamak. Hastaneden kurtularak harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affediniz, muhterem komutanım."

İsterseniz bir de Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal´e kulak verelim:

"Karşılıklı siperlerin arası 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulamamacasına düşüyor, ikinci siperdekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne imrenilecek soğukkanlılık ve tevekkül biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir çekinme bile göstermiyor, sarsılma yok! Okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler kelime-i şahadet çekerek yürüyor. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer, süngüyle çarpışıyor, ölüyor, öldürüyor. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur!"

Bütün bu yazılanlardan ve anlatılanlardan sonra söyleyeceğimiz her söz kifayetsiz kalacaktır.

18 Mart, aynı zamanda Şehitleri anma günü. Sadece Çanakkale´de değil; bu vatan İçin, bu bayrak için, bu mîllet İçin gözünü bile kırpmadan " Bir gül bahçesine girercesine" ölüme koşan kınalı kuzular, mensup oldukları Türk milletine layık olmanın onuru ile şehit oldular. Düşmanı topun namlusunda gören nice cengâver, göğsündeki iman kalesinin nice top tüfekten daha üstün olduğunu biliyordu. Türk milletini diğer milletlerden ayıran en büyük özellik de yüreğimizdeki taşıdığımız vatan ve millet aşkı değil mi? Kanını bayrağına akıtmış bir milletin ferdi olarak inanıyorum ki, bütün Türk milleti, gerektiğinde şehit olmak için cepheye koşacaktır. Çanakkale´de ki kahramanlık destanının en büyük mimarlarından olan Mustafa Kemal en zor zamanda askerlerine: "Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!" derken askerlerinin yüreğinde taşıdığı vatan aşkını biliyordu.

Aziz Şehitlerimiz;

Temiz kanlarınız ile suladığınız ebedi istirahatgâhınız olan vatan topraklarında rahat uyuyunuz. Emanetinizin bekçisiyiz. Bu duygu, düşünceler ve 18 Mart Şehitler Günü vesilesiyle; başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere, gözlerini kırpmadan asil kanlarını bu topraklara akıtarak sonsuzluğa ulaşan aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyor, yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhunuz şad olsun.

Buradan son olarak bütün dünyaya şunu haykırmak istiyorum: ´´Dağların, taşların, nehirlerin bile gazi olduğu bu vatan toprağı, bağrına bastığı şehitlerle ilelebet hür yaşayacaktır."

Çavuşbey Mah.Hükümet Aralığı No4 Vilayet yanı Edirne - 284 212 61 22

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.