EDİRNE İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hüseyin ÖZCAN´ın 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı 1. Dönem Sonu Mesajı

“Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir.”                                                 M. Kemal ATATÜRK
İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hüseyin ÖZCAN´ın 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı 1. Dönem Sonu Mesajı

Değerli Eğitim Yöneticileri, Öğretmenler, Kıymetli Veliler ve Sevgili Öğrenciler;

Eğitim sürecinde fedakârca verdiğiniz emekler, geleceğimizi şekillendiren paha biçilmez değerlerdir. Attığınız her adım, aydınlık yarınlarımızın habercisidir.  Hayatımızın her alanına yön veren, bireyleri özgün ve özgür kılan, milletin her bir ferdini aynı ideal etrafında buluşturan kazanımlar, tüm paydaşların ortak çabalarıyla oluşturulan eğitim ortamlarının ürünüdür.

Bugün gelecek için daha azimli, daha kararlı ve daha umutluyuz. Bugün her zamankinden daha fazla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir.” veciz sözündeki hedeflere ilerliyoruz. Çünkü her birimiz çok iyi biliyoruz ki; eğitimin kalitesi, ideal bir geleceğin teminatıdır.

Saygıdeğer Veliler,

Eğitimin bir geleneği haline gelen karneler, öğrencilerimizi yeni döneme motive edecek sembolik araçlar olarak kabul edilmelidir. Çünkü göz bebeğimiz çocuklarımızın yeteneklerini rakamlarla sınırlandırmak mümkün değildir. Her karne aslında bir aynadır. Fakat aynada yansıyan, sadece öğrenci değildir. Aynı zamanda velilerimiz ve öğretmenlerimiz de bu çerçevenin içindedir. Başarıyı nasıl sahipleniyorsak, başarısız gördüğümüz durumların sorumluluğunu üstlenmek erdemine de sahip olmalıyız. Bu sorumluluğu, sadece bu minicik yüreklerin omuzlarına yüklemek, biraz haksızlık değil mi? Bu yüzden veliler olarak kendimizi de sorgulamak zorundayız. Çocuğumuzun başarısı elbette bütün velilerimiz için mutluluk ve gurur vesilesidir. Başarılı olan bütün velilerimizi buradan tebrik etmek istiyorum. İstediğimiz başarıyı elde edemeyen öğrencilerimizin velileri elbette bu duruma üzüleceklerdir. Fakat bu üzüntüyü bir suçlamaya dönüştürüp çocuklarımızı üzmeyelim. Onların hassas dünyalarında koparacağımız fırtınaların yol açtığı hasarlar, telafisi mümkün olmayan felaketler doğurabilir. Bu yüzden anlık öfkelerimizin yol açtığı bu tür yıkıcı tavırların, çocuklarımızın eğitimine ve gelişimine hiçbir katkısı olmayacaktır. Bunun yerine önce kendimizi sorgulamak, çocuğumuzun eğitiminde aksayan yönleri tespit etmek, bu eksikleri gidermek adına öğrencilerimizle yetişkin bir birey olarak oturup konuşmak ve en önemlisi bu sorumluluğu paylaşmak en doğru bir hareket olacaktır.

Sevgili Öğrenciler,

Hayatta başarı için önce inanmak, sonra da hedefe varana kadar yılmadan çalışmak gerekir. Unutmayınız ki geleceğin Fatihleri, Yavuzları, Mustafa Kemalleri sizlerin arasından çıkacak. Kiminiz Aziz Sancar gibi büyük bir bilim insanı, kiminiz Hidayet Türkoğlu gibi başarılı bir sporcu, kiminiz Yaşar Kemal gibi büyük bir romancı, kiminiz Nuri Bilge Ceylan gibi başarılı bir yönetmen olarak dünya çapında göğsümüzü kabartacaksınız. Kitapla beslenen zihniniz, sporla ve sanatla gelişecek; Ömer Halisdemir ve Fethi Sekin’deki vatan sevgisi sizlere yol gösterecektir. Hak ettiğiniz tatil döneminde; öncelikle dinlenmenizi, bol bol kitap okumanızı, sanatsal, kültürel, sportif ve bilimsel etkinliklere katılmanızı, film izleyerek, müze ve tarihi mekân gezileri ile toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı destekleyici faaliyetlerle kendinizi geliştirmenizi öneriyorum. Biliyorum ki tatilde hepiniz kitap okuyacaksınız. Fakat sadece okumak yetmez, aynı zamanda yazmalısınız. Duygu ve düşüncelerinizi yazıya dökmedikçe, dilin imkanlarını tam olarak kavrayamazsınız. Günlük, hikaye, şiir ve deneme yazabilirsiniz. Yeter ki duygu ve düşünceleriniz yazıya dönüşsün. İşte o zaman Türkçe katında yaşamanın ayrıcalığını yaşar, ´Türkçem benim ses bayrağım´ diyen Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’yı daha iyi anlamış olursunuz.

Hedefimiz sanal ortamlara bağımlı kalan değil, sosyal ortamlarda özgün kimlikleriyle var olan bireyler yetiştirmektir. Başarınız başarımız, mutluluğunuz mutluluğumuzdur. Sizleri ve geleceğinizi önemsiyoruz. Bütün bu gayretimiz, çalışmalarımız, hayallerimiz; gündelik telaşlarımız bile sizin adınıza. Çünkü hayıtımızı anlamlı kılan sizlersiniz. Sevincimizde de kederimizde de siz varsınız.

Değerli Meslektaşlarım,

Ne mutlu ki Edirne’mizde,  sizler gibi eğitimin kalitesini arttıran donanımlı ve fedakâr bir eğitim kadrosu mevcuttur. Bu kadronun, vatanını ve milletini seven, geçmişine bağlı, Atatürk’ün aydınlık Türkiye’sini geleceğe taşıyacak azimli öğrenciler yetiştirme hususunda üzerine düşeni eksiksiz yerine getirdiğine inanıyorum. Eğitimin lideri, geleceğin mimarı siz fedakâr öğretmenlerimize can-ı gönülden teşekkür ediyorum.

Bizler; eğitimin en etkin sorumluları ve en fedakâr gönüllüleri olarak durmaksızın çalışmaya devam ediyoruz. İlimizde eğitimi her alanda yükseltecek önemli projeleri Valiliğimizin himayelerinde başarıyla uygulamayı sürdürüyoruz. Yeni dönemde de Huzurlu Okul Huzurlu Edirne Projesi (HOHEP) ile her öğrencimizin her an yanında olduğumuzu hissettireceğimiz gibi, Yetenek Haritası Projesi ile de öğrencilerimizin yeteneklerini keşfederek kendilerini geliştirmelerini sağlayacağız. Çünkü her öğrenci ayrı bir değer, keşfedilmeyi bekleyen emsalsiz bir cevherdir.  

Bu duygu ve düşüncelerle; sevgili öğrencilerimizi, değerli eğitim çalışanlarımızı ve fedakâr velilerimizi başarılı bir eğitim öğretim dönemi nedeniyle tebrik ediyor, sağlık, huzur ve başarı dileklerimle, saygılar sunuyorum.

 

 

Çavuşbey Mah.Hükümet Aralığı No4 Vilayet yanı Edirne - 284 212 61 22

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.