7
Güncelleme :
04.11.2026 11:51
Yayın :
04.11.2026 11:50
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapacak Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitim alanında da çalışmalarını sürdürüyor.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından iklim değişikliğine dayanıklı eğitim sistemlerinin geliştirilmesi, öğretmenlerin güçlendirilmesi, iklim okuryazarlığı ve yeşil becerilerin yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli uygulamalar hayata geçirildi.
Bu kapsamda hazırlanan İklim Değişikliği Eylem Planları doğrultusunda ilkokul ve ortaokullarda "Çevre Eğitimi ve İklim Değişikliği" dersi seçmeli olarak okutulmaya başlandı.
Derslerde öğrencilerin günlük hayatta üretim ve tüketim arasındaki dengenin önemini fark etmelerine yönelik içeriklere yer verilirken küresel iklim değişikliği, sera gazları, küresel ısınma, asit yağmurları, ozon tabakasının incelmesi ve afetler gibi konular ele alındı.
"Yeşil Vatan" etkinlikleriyle öğrencilerin çevre bilinci desteklendi
Okul ve kurumlarda iklim değişikliği farkındalığının artırılması, öğrencilere sürdürülebilir yaşam becerileri ve sorumluluk bilinci kazandırılması amacıyla çeşitli faaliyetler yürütüldü.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin "Köklerden Geleceğe" anlayışı doğrultusunda "Yeşil Vatan - Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri hayata geçirildi.
Etkinlikler doğrultusunda her ay belirlenen farklı temalar doğrultusunda öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerini destekleyen uygulamalar gerçekleştirildi.
Türkiye'deki öğrencilerin çevre farkındalığı OECD ortalamasının üzerinde
Eğitim alanında yürütülen bu çalışmalarla birlikte öğrencilerin çevreye ilişkin bilgi, beceri ve farkındalıkları, uluslararası araştırmalar kapsamında da değerlendirildi.
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 kapsamında ilk kez değerlendirilen çevre bilimi alanında öğrencilerin çevresel sorunlara yönelik bilgi ve becerilerinin yanı sıra çevreye ilişkin farkındalıkları, tutumları ve geleceğe yönelik beklentileri ele alındı.
Araştırma sonuçlarına göre Türkiye, çevre farkındalığı endeksinde 0,39 değerine ulaşarak -0,14 olan OECD ortalamasının üzerinde yer aldı.
Öğrencilerin çevre odaklı mesleklere ilgisi OECD ortalamasını aştı
Araştırmada öğrencilerin gelecekte çevrenin korunmasına katkı sağlayabilecek mesleklere yönelik beklentileri de değerlendirildi.
Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 78,5'i gelecekteki mesleklerinde çevrenin korunmasına katkıda bulunmayı arzuladığını belirtirken bu oran OECD ülkelerinde yüzde 61,6 olarak gerçekleşti.
Okullardaki çevresel öğrenme olanakları OECD ortalamasının üzerinde
PISA 2025 kapsamında okullarda öğrencilere sunulan çevresel öğrenme olanakları ve çevreye yönelik faaliyetler de değerlendirildi.
Okuldaki çevresel öğrenme olanakları endeksinde Türkiye 0,54 değerine ulaşarak 0,01 olan OECD ortalamasının üzerinde yer aldı.
Araştırmaya göre Türkiye'deki öğrencilerin geri dönüşüm programlarına katılım oranı yüzde 99,2, doğal afetlerden etkilenen insanlara destek faaliyetlerine katılım oranı ise yüzde 99,5 olarak belirlendi.
Türkiye, çevre bilimi alanında OECD ortalamasını geride bıraktı
PISA 2025 çevre bilimi değerlendirmesinde Türkiye, 494 ortalama puanla 480 olan OECD ortalamasının üzerinde yer aldı.
Türkiye, değerlendirmeye katılan 85 ülke arasında 17'nci, 38 OECD ülkesi arasında ise 12'nci sırada yer aldı.
Çevre bilimi alanında en az temel yeterlik düzeyine ulaşan öğrencilerin oranı Türkiye'de yüzde 80 olurken OECD ortalaması yüzde 73,7 olarak gerçekleşti.
PISA 2025 Türkiye Basın Bülteni'nin "Öğrenciler ve Çevre" bölümüne ulaşmak için tıklayınız.









